E-Mail Yaz

 

 

 

 

 

Sosyal yaşamda Tengrizm

A

  • Ayak ayak üstüne atılarak yemek yenmez, sofraya saygısızlıktır denir ve kıtlığa işaret sayılır.

  • Ayna kırılması uğursuzluktur; aynanın kırıldığı ev yedi sene iflâh olmaz denir.

  • Ayın onüçü uğursuz sayılır, o gün hiçbir şey yapılmaz.

  • Arabanın önünden geçilmez.

  • Arabanın önünden tavşan geçmesi uğursuzluk sayılır.

  • Ayakta pantolon giymek yoksulluğa işaret sayılır.

  • Akşam karanlığında kimseye süt verilmez, verilirse hayvan sütten kesilir denir.

  • Ayva çok olan yerin kışı azgın olur denir.

  • Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır.

B

  • Baykuşun saçakta ötmesi ölüme işaret sayılır.

  • Bir şeyi kırk kere söylersen olur denir.

  • Bir insanın başka bir insana domuz demesi uygun bulunmaz; diyenin iştahını kırk gün kesileceğine inanılır.

  • Bir kimseye süt verilirken içine küçük bir kömür parçası ya da bir yeşil yaprak atılır, atılmazsa hayvanın sütünün kesileceğine inanılır.

  • Bir evin çevresinde kargaların gezinip uçması iyi sayılmaz.

C

  • Cuma saati yola çıkılmaz.

  • Cuma günü salâ ezan arasında iş yapılmaz.

  • Cumartesi ve Salı günleri çamaşır yıkanmaz.

Ç

  • Çocuk yalnız bırakılmaz, bırakmak gerekirse yanına bir süpürge konur.

  • Çamaşır kazanı uzun süre ateşte bırakılmaz, bırakılırsa o evden cenaze çıkar denir.

  • Çocuklara nazar değmemesi için nazar boncuğu takılır.

  • Çam ağacının kozalağının çok olması o yıl kışın şiddetli olacağına işaret sayılır.

  • Çarşamba günü yorgan kaplayan hastalanır.

  • Çocuğun üstünden atlanmaz, atlanırsa boyu kısa kalır denir.

  • Çocuk çamaşırlarının gün batımına kadar dışarıda askıda kalması çocuğun büyülenmesine neden olur, diye düşünülür.

D

  • Dince kutsal sayılan gecelerde süpürge işi yapılmaz.

  • Doğum yapmış bir kadının gece gezmesi iyi sayılmaz.

  • Dört yapraklı yoncayı bulanın talihinin açılacağına inanılır.

E

  • Ezan sırasında duyulan köpek uluması ölüm haberi sayılır.

  • Evde bebek emeklerse misafir gelir, denir.

  • Eller birbirine bağlanmaz, bağlanırsa kısmetin kesilir denir.

  • El ve ayak tırnakları birden kesilmez, kesenin bir üzüntü bir sevinçle karşılaşacağına inanılır.

  • Esnerken ağız kapanır, kapamayan şeytana ezan okumuş sayılır.

  • Elden ele makas alınmaz, makas düşman sayılır.

  • Ezandan sonra komşuya ekmek mayası verilmez.

  • Erkek çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, babasının cebine bereketi artar inancı içinde konur.

  • Ekmek kırıkları atılmaz, toplanıp yenirse evin bereketi çok olur denir.

  • Ellerini kavuşturanın kısmeti kapanır, anası ölür denir.

G

  • Geceleri tırnak kesilmez

  • Geceleri aynaya bakılmaz.

  • Gelinin anne evine dönmesi için gelin arabasının ardından su dökülür, su tası ters çevrilip üstüne oturulur.

  • Gece sakız çiğnenmez, çiğneyenler için ölü eti yiyor denir.

  • Gece ayağı ile oynayanın anne ya da babasının öleceğine inanılır.

  • Gece ıslık çalınmaz, çalan için şeytanı çağırıyor denir.

  • Gece örümcek almak günah sayılır.

  • Gece yıldızları saymak iyi değildir denir.

  • Gece dışarıya kül atılmaz, suya kızgın kül dökülmez; yapanların uğrayacağına, yani cin çarpmasına tutulacağına inanılır.

  • Gece yorgan kaplanmaz.

  • Gece çamaşır yıkanan yerden geçilmez, çamaşır sularının üzerine basılmaz.

  • Gece kapı arkasında oturulmaz, oturanın iftiraya uğrayacağı düşünülür.

  • Gelin ayakkabısının altına mahalledeki kızların isimleri yazılır, düğün sonunda kimin ismi silinmediyse önce onun evleneceğine inanılır.

  • Gelin arabasının önünden geçilmez.

  • Gece vaktinden önce horoz ötmesi uğursuzluk sayılır.

  • Gökkuşağının altından geçen insanın cinsiyet değiştireceğine inanılır.

H

  • Hıçkırık tutunca; “Bir kimse andı” denir ve “dostsa ansın, düşmansa çatlasın” diye söylenir.

  • Hapse giren, ölen birinin yüzüğünü takarsa çabuk çıkar denir.

  • Hastalar kurşun dökülür.

İ

  • İki bayram arası düğün yapılmaz.

  • İkindiden sonra el işi yapılmaz.

  • İkindiden sonra bebek çamaşırı güneşe asılmaz.

  • İnsan üzerinde giysi söküğü dikilmez.

  • İkindiden sonra hiçbir yere kül atılmaz.

  • İnsanın önünden kara kedi geçmesi uğursuzluk sayılır.

  • İkindiden sonra örümcek alınmaz.

  • İşi yarıda bırakanın ölümü zor olur denir.

  • İki bebek kırkı çıkmadan aynı odada bulundurulmaz. Bulundurulursa birinin büyüyeceğine diğerinin kısa boylu kalacağına inanılır, buna “kırk basar” denir.

  • İki bayram arası nikâh kıyılmaz.

  • İğde dalı, leylek boku ve mavi boncuk bir araya bağlanır, koltuk altına konursa nazar değmez denir.

  • İki gelin aynı eve alınmaz.

  • İşe giden erkeğin önünden geçilmez.

  • İki kadının arasından geçen erkek karısına söz geçiremez.

K

  • Köpek uluması iyi sayılmaz, duyulduğunda “sahibine uluyasın” denir.

  • Kızlar, iki öğün arasında yemek yerse kısmeti kapanır.

  • Kurban bayramının ilk üç günü elişi yapılmaz.

  • Küle basılmaz, basan çarpılır denir.

  • Karanlık yerden geçilmez, geçilmek zorunda kalınırsa “destur” denir.

  • Kapı eşiğine basma, iftiraya uğrarsın denir.

  • Kuş pisliği başa düşerse para gelecek denir.

  • Kulak çınlaması uğursuzluk sayılır.

  • Kuşun gagasıyla cama vurması gelecek haberin işareti sayılır.

  • Kesilen tırnak yere atılmaz, üstüne basılmaz.

  • Kapı eşiğinde oturmak iyi değildir, oturanın kısmeti kapanır.

  • Kara kedi görmek uğursuzluktur denir.

  • Kayan yıldız ölüme işarettir.

  • Kırkı çıkmamış bebek sokağa çıkarılmaz, mezarlığın yanından geçirilmez; tersi yapılırsa “kırk basar” denir.

  • Kahve içen oğlan çocuğunun bıyıkları çıkmaz, köse kalır.

  • Küçük çocuk avucunu çok sıkarsa büyüyünce cimri olur.

  • Küçük çocuğun ayak tabanından öpüldüğünde erken yürüyeceğine, dudağından öpüldüğünde erken konuşacağına, ensesinden öpüldüğünde inatçı olacağına inanılır.

  • Küçük çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelir.

  • Kapının eşiğinden içeriye sağ ayakla girmek uğur getirir.

  • Kedinin kıbleye dönüp ön ayaklarıyla başını kaşıması yağmur yağacağına işaret sayılır.

  • Kaza geçiren kişinin yeniden kaza geçirmemesi için başında tuz ya da para çevrilir.

L

  • Leyleği havada gören o yılı durmadan gezerek geçirir, yerde gören evinde oturur.

  • Lağıma bulaşık suyu dökülmez, döken çarpılır.

  • Loğusa kadının kırk gün sokağa çıkması iyi sayılmaz.

M

  • Makasın açık kaldığı evde kavga çıkacağına inanılır.

  • Merdiven altından geçmek uğursuzluk sayılır.

  • Meleğin sağ, şeytanın sol omuzda olduğuna inanılır.

  • Mahalle halkından ölen olursa dolu su kapları boşaltılır.

  • Mezar ve mezarlığa doğru parmak uzatılmaz, uzatılırsa o parmağın ısırılıp ayak altına alınması gerekir.

  • Mavi boncuk nazarı engeller.

  • Makası açık bırakınca düşmanın ağzı açılır.

Ö

  • Ölünün yıkandığı yerde yedi gece mum yakılır.

  • Ölü geçerken tırnaklara bakılmaz.

  • Örümcek tutmak fakirliğe yol açar.

  • Ölünün gözleri açıksa daha dünyasına doymamış denir.

  • Ölünün gözleri açıksa, arkasında kısa süre sonra bir başkasının öleceğine inanılır.

P

  • Parmak kütletilmesi şeytanlara tesbih çekmek olarak düşünülür.

  • Pazarda, pazarcıdan ilk alışveriş yapan kişinin aldığı malın parasını tezgaha atması uğur sayılır.

  • Parmak kütletenin şeytanlar başına toplanır.

R

  • Rüyada minare görmek sevinçli haberdir, ölü diri getirir, yeşil muradtır, asıldığını görmek ulu kişilerden görülecek yardıma işarettir.

  • Rüyada yumurta görmek kötü söze ve dedikoduya işaret sayılır.

  • Rüyada beyaz koyun görmek kışa ve yağacak kara işarettir.

  • Rüyada erkek cinsel organı görenin bir kadın yakını ölür.

  • Rüyada insan pisliğini görenin eline para geçer.

  • Rüyada kız çocuğu gören sıkıntılı haber alır.

  • Rüyada erkek çocuğu gören sevinçli haber alır.

  • Rüyada eline altın alan para kazanır.

  • Rüyada al at göre muradına erer.

S

  • Sağ göz seyirmesi sağlığa, sol göz seyirmesi varlığa işaret sayılır.

  • Saç taramasında tarakta kalan saç sokağa atılmaz; atılırsa bir tavuğun ayağına dolanır, sürekli başın ağrır.

  • Sol avuç kaşınırsa para gelir, sağ avuç kaşınırsa para çıkar.

  • Salı günü başlanan iş sallanır, bu nedenle işe başlanmaz.

  • Sabun bir başkasına el üstünde verilir.

  • Saçak altından geçen çarpılır.

  • Sırtında giysisini diken aklını dikermiş.

  • Sokak kapısının arkasına asılan diken aileyi nazardan korur, ekin asılırsa bereket çok olur.

  • Su içerken sol el başın üstüne götürülür.

  • Salı günü yola çıkılmaz.

  • Sabah işe giden erkeğin önünden kadın geçmez, geçerse o erkeğin işi rast gitmez.

  • Suyun boş yere kaynatılması uğursuzluktur.

  • Salı ve Cumartesi günleri çamaşır yıkanmaz.

  • Sofraya önce büyükler oturur, yoksa sofranın bereketi kaçar.

  • Sobada ya da ocakta odunların ses çıkararak yanması o ev sahibi hakkında dedikodunun yapıldığına inanılır.

Ş

  • Şimşek çakarken kırmızı giysi giyilmez.

T

  • Terlik ve ayakkabının ters dönmesi iyi değildir.

  • Tuvalette konuşulmaz, uğursuzluktur.

  • Tavuğun ötmesi uğursuzluk sayılır.

  • Tahtaya üç kez vurmanın kötülükleri kovacağına inanılır.

  • Terlik ve ayakkabı ters çevrilirse evden ölü çıkar.

Y

  • Yeni yapılan evin temeline kurban kesilir.

  • Yola çıkanın arkasından su dökülür.

  • Yedi hafta boyunca Cumartesi günleri çamaşır yıkayanın evinden cenaze çıkar.

  • Yatağa çorapla girilmez.

  • Yeşil soğan ve yumurta kabuğu yakılmaz.

  • Yüzüstü yatılmaz, yatılırsa gâvura benzenirmiş.

  • Yeni doğan çocuğun kopan göbeği nereye atılırsa o mesleği seçermiş. O nedenle tuttuğu mesleğinde yükselmesi için kiremitliğe atmak gerekirmiş.

  • Yolculuğa çıkan kişinin önüne ilk çıkan kişi uğurlu ya da uğursuzluk getirirmiş.

  • Yeni gelinin kucağına erkek bebek verilir.

  • Yeni doğan bebeğin eline iyi huylu olsun ve iyi okusun diye kalem tutturulur.

  • Yüzüğün sol ele takılması iyi sayılmaz.

  • Yeni evlenen erkeğin düğününden sonra eve ilk girişinde bardak kırması uğurlu sayılır.

  • Yeni doğan bebek Cuma günü yıkanmaz.

  • Yeni doğan bebeğin ağzına üflenirse o bebeğin cana yakın olacağına inanılır.

  • Yemekte bardaktan su dökülürse eve misafir gelir.

  • Yalan yere yemin edenin başında yemin tutmasın diye ekmek çevrelip köpeğe atılır.

  • Yemin eden kişi, yemin ederken sağ ayağını kaldırırsa yemini kabul olmaz.

  • Yaranın üzerinde ekmek çevirilir, sabah ezanından önce mezarlığa gidip atılır, arkasına bakmadan eve dönülürse yara geçermiş.

  • Yatakta yayılıp yatanın rızkı bol, büzülüp yatanın az olurmuş.

  • Yaranın üzerinde ekmek ya da şeker çevrilir, sabah ezanından önce bir köpeğe atılırsa yara geçer.

 


 

 

Sosyal yaşamda Tengrizm

1- gece tirnak kesilmez
2-.Kalandarın birinde( 14 Ocak) başkasının evine girilmez, kapı kaçak kapatılır
3- Ağustos’un birinde tarlaya girilmez
4- Eski ve yeni ayın ilk günü çamaşır yıkanmaz
5- Gece dışarıya sıcak su dökülmez
6- Salı günü yola çıkılmaz
7- Köpek uluması, karganın ötmesi, baykuş ötmesi uğursuzluk sayılır
8- Sabah evden çıktığında ilk gördüğün kadın olursa işin rast gitmez
9- Gece süpürülmez
10- İki bayram arasında nikah kıyılmaz
11- Gece ıslık çalınmaz
12- Mezara parmakla işaret edilmez
13- Süt ve yoğurdu birine verilirken üzerine kömür konulur( nazar için)
14- Gece sakız çiğnemek ölü eti çiğnemektir
15- Merdiven altından geçersen boyun kısa kalır
16- Çocuğa kömür sürersen nazar almaz
17- Boğmacaya tutulan çocuklar ceviz kökünün altından geçirilir
18- Saç ayağının üzerine oturursan çocuğun üç ayak olur
19- Köpek eve girince melekler eve girmez
20- Doğum yapan kadın kırk gün sonra “kırklama” denilen bir törene tabi tutulur
21- İki erkek yada kadın arasından karşı cins geçmez
22- Ay tutulduğu zaman silah atılır

2
3- Çocuğu olmayan kadınlar için bir nikahlı kırk evliden alınan yamalardan dikilen giysi kadına giydirilirse çocuğu olur
24- Saç ayak boş olursa ölü suyu bekler
25- Boş beşik sallanırsa çocuğun karnı ağrır
26- Gurbete gidenin ardından su dökülürse erken döner
27- Mayısın yedisinde denize girilirse dertlerden kurtulunur
28- Baykuş “vik vik” öterse çocuk kız, “hu hu” öterse erkek olur
29- Kuku kuşunu aç karnına dinleyen hasta olur
30- Küçük çocuk sürekli tükürürse yağmur yağar
31- Meyva ağacını balta ile tehdit edersen bol meyve verir
32- Üzerine süpürge sürülen yavaş yavaş ölüme gider
33- Zincir iki kere yukarı kırılırsa sığır buzağılamaz
34- Yağmurdan sonra gökkuşağı çıktığında gökkuşağının altından geçen kadınların erkek çocukları olacağına inanılır.
35- Kedi saç ayağının altından geçirilirse yavrulamaz
36- Sabahleyin kara kedi görmek, o günün uğursuz geçeceğine işarettir

37- Şubat ayında düğün yapılmaz, evlenenlerin ömrü kısa olur
38- Ev süpürülürken, süpürge başkasına vurulursa, vurulan kişi büyümez, büyümesi için süpürgeye tükürmesi gerekir
39-gelinle damat nikahlari kiyilirken ayni bardakta serbet icerler,ilkonce icen bardaga tukururse dertleri,hastaliklari ikinci icene gecer. gonderen perihan(mackadan)bu denenmistir.


Sosyal yaşamda Tengrizm 1

 

Salı günü işe başlama sallanır.
 

Çarşamba günü başlanan iş çarpık gider.
 

Cuma saatinde yapılan işten hayır gelmez.
 

Pazartesi günü başlanan iş çabuk biter.
 

Gece tırnak kesmek günahtır.
 

Elden bıçak ve makas alma kan olur.
 

Eşiğe oturma iftiraya uğrarsın.
 

Evden eve sabun taşımak iyi değildir.
 

Sol avucunun içi kaşınıyorsa para alacaksın, sağ avucunun içi kaşınıyorsa elinden para çıkacak.
 

Sağ kulağın çınlıyorsa iyi haber alacaksın, sol kulağın çınlıyorsa kötü haber alacaksın.
 

Sağ gözün atıyorsa iyi haber alacaksın, sol gözün atıyorsa kötü haber alacaksın.
 

Köpek uluması ve baykuş ötmesi hayra alamet değildir.
 

Bebek emeklerse misafir gelecektir.
 

Bulaşık suyunu sokağa dökme çarpılırsın.
 

Kara kedi yolunu keserse işin ters gidecektir.
 

Yatakta ekmek yeme kıtlık olur.
 

Ceviz ağacının altında uyuma, kalkamazsın.
 

Kollarını bağlayıp oturma, evde kalırsın.
 

Dişleri aralık olan zengin olur.
 

Bebek çamaşırları gün batımından sonra dışarıda kalırsa, bebek hasta olur.
 

Gece çamaşır dürmek uğursuzluk getirir.
 

Bebeğin nazardan korumasını istiyorsan, bacanın içine dışarı çıkmadan önce sok çıkar, hiç bir şey olmaz.
 

Sabah sağ tarafından kalmazsan işin ters gider.
 

Hamile kadının saçı bebek doğana kadar kesilmez, kesilirse bebeğin kel olacağına inanılır.
 

Hamile kadın yeşil çiçeğe dokunursa çiçek kurur.
 

Yeni doğan bebek kırk günlük olunca teri kokmasın diye tuzlu suda yıkanır.
 

Kestiğin tırnakları yere atarsan, öbür dünyada kirpiklerinle yerden toplatırlar.
 

Kurban bayramında tekbirler çıkana dek iş yapılmaz, iğne iplik ellenmez.
 

İncir ağacından düşen kolay iyileşmez.
 

Üzerlerine uğur böceği konanlar, bunun uğuruna inanırlar ve onu itip atmazlar. Böcek uçana kadar bu türkü söylenir; "Uç uç telli böceğim, baban sana telli pabuç alacak"


RUH, MEZARLIK, TÜRBE VE ZİYARET YERLERİ İLE İLGİLİ


* Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.
* Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.
* Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
* Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
* Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
* Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.
* Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.
* Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.
* Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.
* Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
* Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.
* Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
* Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.
* Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.

HAYVANLARLA İLGİLİ  İNANÇ:
* Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.
* Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
* Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.
* İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.
* İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.
* İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.
* Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.
* Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.
* Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.

OCAK VE ATEŞLE İLGİLİ İNANÇ:
* Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
* Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.
* Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.
* Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.
* Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.
* Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.
* Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
* Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.
* Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.
* Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.

TARIM VE BİTKİLERLE İLGİLİ  İNANÇ:
* Kara ağaçtan düşen yaşamaz.
* Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
* İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.
* Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.
* Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.
* Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.
* Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.
* Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.

İNSAN VÜCUDUYLA İLGİLİ İNANÇ:
* Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.
* Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.
* Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.
* El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
* Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.
* Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.
* Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.

KARANLIK VE IŞIKLA İLGİLİ İNANÇ:
* Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
* Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.
* Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.
* Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.
* Gece ıslık çalmak günahtır.
* Gece evden eve tuz verilmez.
* Akşam kapının önü süpürülmez.
* kmek aktaracağı evden eve verilmez.
* Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.

BEREKETLE İLGİLİ :
* Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.
* Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
* Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.
* Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.

EVLE İLGİLİ İNANÇ:
* Evin temeline karataş koymak iyi değildir.
* Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
* Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.
* Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.
* Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.
* Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.
* Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.
* Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.
* Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.
* Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.
* Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.

CİNSİYETLE İLGİLİ İNANÇ:
* Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.
* Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.
* Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
* Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
* Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.
* Yarım çay içen kadın dul kalır.
* Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.
* Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.
* Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.
* Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.
* Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur.


 

 

Düzenleyen: Kam Gökbaba

 

This site is © Copyright www.tengrizm.com 2008 All Rights Reserved.

,